istanbul'un yöresel ünlü yemekleri geleneksel lezzetleri


İstanbul'da da çeşitli milletlerin lokantaları mevcuttur. Fast-food, hızlı atıştırma servisi veren çok sayıda mekan mevcuttur. Ancak lezzetli yöresel yemekler tipik lokantalarda tadılır.



Baylan'ın kup griye'si
Vanilya, yanmış karamel, balkaymaklı dondurma üzerine ufalanmış ceviz ve fındık taneciklerinin dayanılmaz birlikteliğinden oluşur.

Hünkar'ın ayvalı yahnisi
Tereyağında çevrilmiş iri ayva parçaları kuzu etiyle bir arada pişirilip tarçınla lezzetlendirilip, son dokunuş bir kaşık pekmezle yapılıyor.

Bulgar'ın kaymağı
Beşiktaş'taki salaş Bulgar'ın balkaymaklı, taze yumurtalı, çıtır ekmekli kahvaltısı gösterişli değil ama çol lezzetlidir.

Üsküdar Kanaat Lokantası'nın tencere yemekleri
Çoban ya da sac kavurma, kurufasulye ve ekmek kadayıfı lokantanın nadir bulunacak lezzetleri arasındadır.

Yaşar Usta'nın kavunlu dondurması

Taze meyveleri kullanarak 32 yıldır lezzet sunan Yaşar Usta'nın kabuklarını fırçalayarak yaptığı kavunlu dondurmayı özellikle öneririz.

Kantin'in cheesecake'i
Şemsa Denizsel'in vişneli cheesecake'i size iyi gelecek, istikamet Nişantaşı.

Yanyalı Fehmi'nin arpacık soğanlı yahnisi
Gideni hüsrana uğratmayan bu birinci sınıf esnaf lokantasının arpacık soğanlı yahnisi mutlaka tadılmalıdır.

Salomanje'nin mücveri

Küçükken annemizin evde yaptığı kabak mücverinin lezzetine en yakın olanı burada.

Adem Baba'nın istavriti
Burada balık sosuyla süsüyle değil, lezzetiyle ön planda. İstavritleri o kadar lezzetli ki, parmaklara dikkat.

Ali Baba'nın köftesi
Önceleri bir minibüs köftecisiydi. Ünü kulaktan kulağa yayıldı, giderek dükkan büyütüyor. Vaktiniz varsa masalarda köfte piyaz, yoksa ayaküstü köfte ekmek tavsiye edilir.

Rejans'ın piroşkisi
Rejans zaten ambiyansıyla başlı başına bir İstanbul tadıdır. Piroşkisi de ağızda köpük gibi erir.

Tarihi Kireçburnu Fırını'nın kıymalı böreği
Tam 47 senelik geçmişi var. Özelliği; kıymasında kuşüzümü olması.

Barba Yani'nin karidesli böreği
Burgazada'daki Yani Amcanın mezeleri ve mastika likörü meşhur, ama en iyisi karidesli böreği.

Vefa'nın bozası

Ekim gibi çıkan bozayı Tarihi Vefa Bozacısı'nda denemelisiniz.

Zeynel'in tavukgöğsü ve kazandibi
Onca muhallebici var fakat Zeynel'in tavukgöğsü ve kazandibi bir başkadır.

Karaköy Güllüoğlu'nun baklavası
Spesiyal baklavaları "Hekimbaşı'dır. Harcında ve şerbetinde ceviz, damla sakızı, zencefil, çörekotu, hindistancevizi, kakule, karanfil suyu, kişniş, safran, salep, tarçın ve portakal kabuğu bulunur.

Sarıyer Börekçisi'nin poğaçası

Sarıyer Meydanı'ndan Rumeli Kavağı'na giden yolun üzerindeki Tarihi Sarıyer Börekçisi'nin poğaçası o kadar lezzetlidir ki böreğe benzer.

Emek Mantı'nın mantısı
Kayseri usulü mantıyı en güzel yapan yerlerin başında gelen Emek Mantı, çiğböreği ve yaprak sarma konusunda da çok başarılı.

Şampiyon Kokoreç
Adından da anlaşılacağı gibi kokoreç konusunda "şampiyon" olan bu yerin özellikle Beyoğlu Balık Pazarı'ndaki şubesini tavsiye ederiz; sacda domatesli ve acı pul biberli yapıyorlar.

Savoy'un milföy pastası
Kat kat çıtır milföy pastayı, Cihangir'in en eski pastanelerinden Savoy'da denemelisiniz.

Kızılkayalar'ın hamburgeri

Lezzeti özel salçalı sosundan kaynaklanıyor. Özellikle gece yarısı eğlenceden dönerken yenmeli.

Barış Büfe'nin dilli kaşarlı tostu
Bağdat Caddesi'nin klasiği olan bu yer dilli kaşarlı pide tostuyla tanınır.

Kanatçı Haydar'ın tavuk kanatları.
Kömür ızgarada pişen kanatlar müthiştir.

The Marmara'nın salata ve kupları

Çeşit de sunum da zengin. Fonda ise şehrin en güzel merkezi meydanının kozmopolit tadına varılır.

Yeniköy Börekçisi'nin kurabiyeleri
Üzeri susamlı tatlı kurabiyeleri çayın yanında vazgeçilmez tattır.

Çengelköy İskele'nin deniz mahsulleri güveci
Lezzeti ve bütün malzemelerin verdiği enerji nedeniyle bu yemeğe "atom" denir.

Ağa Lokantası'nın şekerparesi
Beyoğlu ve Güneşli'deki Ağa Lokantası'nın şekerparesi kocaman, tam kıvamında.

Bebek Abbas'ın waffle'ı
Tüm waffle'cılara taş çıkartır. Bir de ekstra böğürtlen koyulursa, yemeyip yanında yatılır.

Loft'un incir ezmeli profiterolü
Loft'un başarısı, bildik tatlara değişik yorumlar getiren, aşçılık eğitimi almış sahibinden geliyor.

Kaşıbeyaz'ın lahmacunu
Özelliği soğansız olması. Sarımsak ve tuzlu pide hamurundan yapılıyor ve sadece kuzu eti kullanılıyor.

Beyti'nin beyti kebabı
İsmini de spesiyali olan etten alıyor restoran. Anlayacağınız gibi, beyti kebabında o kadar iddialılar.

Dopa Balık'ın salatası
Hem balıkları hem manzarasıyla özel bu yerdeki salatalar Kazdağı'ndan getirilen özel otlarla yapılıyor.

Kıyı Restoran'ın yaprak ciğeri

Kıyı'nın balıklarının yanı sıra mezeleri de çok iyidir. Kuzu ciğeri bilumum baharatlara bulanıp kızgın yağda pişiriliyor ve üzerine dereotu serpilip sıcak servis ediliyor.

Marmaris Büfe'nin Leyla'sı

Leyla, Marmaris Büfe'nin çikolatalı muzlu tostuna verilen ad. Müdavimleri bu tosta dünyanın sekizinci harikası diyor.

Ayder'in kurufasülyesi
Bağlarbaşı'ndaki salaş bir dükkanda, şehrin en iyi kuru fasulyesi yapılıyor. Fasülyeler bir gün öncesinden sütte güzellik uykusuna yatırılıyor.

Konak Pastanesi'nin çikolatalı badem ezmesi

Konak Pastanesi'nin her şeyi ayrı bir efsane. Ama ay çöreği, ekleri ve mantar şeklindeki çikolatalı badem ezmesinin üstüne yok.

Apik'in işkembe çorbası
Geceyi iyi bir işkembe çorbasıyla tamamlamak adettendir. Apik Dolapdere'de, yılların emektarıdır.

Lokanta'nın kırmızı biber çorbası

Mehmet Gürs, tüm yemekleriyle mest ediyor. Közlenmiş kırmızı biber çorbası özellikle önerilir.

Hacı Abdullah'ın kompostoları

Türk Osmanlı mutfağının en ünlüleri arasında bulunan bu mekanda frambuazlı ya da narlı kompostoların tadına doyum olmaz.

Develi'nin çiğköftesi

Samatya'daki şube esastır. Burada çiğköfte şamfıstıklı yapılıyor.

Boğaziçi Borsa'nın hünkarbeğendisi
Türk mutfağını en iyi yapan yerlerin başında gelen Borsa'da klasik lezzetler; şık sunulur. Hünkarbeğendisi hiçbir yere benzemez.

Feriye'nin pilavı

Türk mutfağını enfes bir manzarayla birleştiriyor Feriye. Pilavının nefaseti, içinin sakızlı olmasından kaynaklanıyor.

Teşvikiye Bahar Pastanesi'nin çikolatalı kestane tatlısı
Kafkas'ın kestane şekerlerine bir İstanbullu olarak rakiptir. Hep tazedir. Çikolata ile kestanenin bileşimi ve ağızda dağılışı insanı mest eder.

Balıkçı Hasan'ın lakerdası ve çoban salatası

Balıkların tazeliğinin sebebi, haldeki balıkçıların sabah ilk olarak buraya satış yapmasındandır.

Asitane'nin sebzeli sarması
İstanbul'da Osmanlı mutfağını en iyi sunan yerlerdendir. Sebzeli Asitane sarmasında közlenmiş patlıcan ve sarımsaklı köfte, nane asidesi ile servis edilir.

Darüzziyafe'nin köftesi

Süleymaniye Camii'nin Külliyesi'ndeki restoranın spesiyali olan bu yemek, biraz baharatlıysa da inanılmaz lezzetlidir. İçinde üç farklı et bulunuyor. Köfteye fıstık ve baharatlar eklenip, yufkaya sarılıp pişirilir.

Çiya'nın kirece yatırılmış kabak tatlısı

Kadıköy Çarşısı'ndaki Çiya'da maceradan korkmayın. Kapanışı mutlaka dışı çıtır, içi yumuşak olan kirece yatırılmış kabakla yapın.

Gezi Pastanesi'nin sıcak çikolatası
Kullanılan malzeme o kadar kaliteli ki, sıcak çikolata gerçek çikolata tadında.

Kanlıca'nın yoğurdu
O rengi pembemsi yoğurdun üstüne pudra şekeri dökünce ummadık bir tat oluşur. İstanbul'un kendine has bu yoğurdunu vapurda tatmak da ayrı bir keyiftir.

Park Şamdan'ın kuzu kaburga veya kuzu külbastısı
20 yıldır İstanbul'da hizmet veren bu yerin yıllardır değişmeyen özel yemeği kuzu kaburga ve kuzu külbastıdır.

Sultanahmet köftesi
Orjinali Sultanahamet'teki Selim Usta'nın dükkanıdır. Köfte bir gün dinlendirildikten sonra sunulur.

Markiz Pastanesi'nin makaronu
Genellikle badem aromalı olan bu lezzetin, Markiz'de fıstıklı, güllü ve vanilyalısını bulursunuz.

Hamdi'nin kebapları
Mısır Çarşısı'nın hemen arkasındaki Hamdi Et Lokantası'nın kebapları da muhteşem, Haliç manzarası da...

Yakup'un çiroz salatası
Meyhane kültürünün öncülerinden Yakup'un mezelerinin en güzeli çiroz salatasıdır.

Beyoğlu Lades'in menemeni

Kendilerine özgü bu menemenin en önemli malzemesi, olmazsa olamazı salça. 30 senedir tadı hiç değişmeyen ev yapımı salça kullanılıyor.

Han'ın inegöl köftesi
Bostancı ve Şaşkınbakkal'da iki şubesi olan Han Restoran'ın yıllardır tercih edilen lezzeti İnegöl köfte.

Hain Köfte'nin sucuk köftesi

Levent "Sanayi" nin içindedir Hain Köfte. Üç çeşit köftesinden en iyisi sarımsaklı sucuk köftesidir.

Ethemefendi 36'nın frambuazlı muhallebisi
Bu muhallebi bildiklerinizden farklı. Sakızlı, frambuaz soslu ve üstü dondurmalı.

Günaydın'ın etli pidesi
Eti kendi çiftliklerinden sağladıkları için yıllardır lezzeti değişmiyor.

Anadolu Kavağı'nda midye tava
Ekmek arası, tarator soslu iki çöp midye tava, Boğaz'a karşı en büyük keyiftir.

İmroz'un hamsisi
Zeytinyağında kızarmış, çıtır çıtır ve üzeri kekikli servis edilir.

Tuğra'nın Osmanlı usulü tavuk çorbası
Çırağan Sarayı'ndaki Tuğra'da tavuk suyu çorba özel bir tarifle hazırlanıyor.

Pandeli'nin böreği
Mısır Çarşısı'nın girişindeki restoranda üstünde bir parça dönerle servis edilen böreği denemelisiniz.

Padişah Sofrası'nın közde pilici
Şişli'deki mekanın özelliği, piliç ve kuzuyu tamamen doğal odun ateşinde pişirmesi.

Asri Turşucu'nun turşusu
Sırrı kullanılan koruk ve Uludağ suyunda saklı. Klasiklerin yanı sıra bamya ve erik gibi çeşitler de var.

Arnavutköy'ün çileği
Artık çilek deyince kocaman, tuaf şekilli hormonlu bir meyve geliyor aklımıza. Arnavutköy'ün pembebeyaz, mis kokan çilekleri nadir bulunuyor.

Beyaz Fırın'ın paskalya çöreği
Kadıköy Çarşısı'ndaki eski dükkandan farklı olarak Çiftehavuzlar'da "modernize" çeşitler de var. Ama paskalya çöreği her zaman bir numara.

Hacıbekir'in akide şekeri
Anlatmaya gerek var mı? Lokumları da nefistir ama asıl akideleri oyuncak gibidir.

Giritli'nin ahtapotu

Minyatür kaselerde gelen tüm mezeleri ayrı güzellikte ama salkım saçak gelen ehlileştirilmemiş görüntüdeki pamuk ahtapotu, rüyalara giren cinsten.

Mavi'nin patlıcanlı börekitası
Nişantaşı'ndaki Mavi, yıllardır değişmeyen buluşma noktalarından. Krepleri, salataları, çeşidi az olsa da tatlıları hep iyidir ama patlıcanlı börekitası az bulunur özelliktedir.

Todori'nin marine edilmiş çiğ balığı

Caddebostan'daki Todori, İstanbul'un en iyilerinden. Başlangıçlardan marine çiğ balığı, balık köftesi ve uskumrusu müthiştir.

Çeşni'nin işkembe sotesi
Çiftehavuzlar'daki mütevazı et lokantası işkembe soteyi güveçte yapıyor.

Set'in balık kokoreci
Kireçburnu'ndaki Set'in her şeyi taze ve leziz. Balık kokoreci ise sizi başka dünyalara götürmek için yeterlidir.

Sabırtaşı'nın İçliköftesi
İçliköfteseverlerin İstiklal Caddesi'ndeki Sabırtaşı'na uğramalarında yarar var. Gitmek isteyenlere küçük bir sır; Bu köfteler Ali Amca tarafından sunuluyor olsa da eşinin elleri tarafından yapılıyor.

İstanbul: Kanlıca yoğurdu, Sultan Ahmet köftesi, uykuluk, Badem ezmesi, Beyinli Beykoz Kebabı..

Kanlıca Yoğurdu:Yoğurt'un özelliği yoğurt yapımında kullanılan süt tozu ve üzerine konulan pudra şekeridir.Kanlıca yoğurtu sahilde İsmail Ağa'da pudra şekeri üzerine konularak yenilir.


Sultan Ahmet Köftesi:İnegöl Köfte kıyma iki kere çekilecek
Malzemeler:35 adet iri köfte için,
1 cup = 250 ml. lik su bardağı
1 kg. d*****n döşünden çekilmiş kıyma (içindeki yağ ve et oranı inegöl köfte için çok uygun olduğundan özellikle bu tip kıyma çektirin.)
• Yarım su bardağı galeta unu (iyice ufalanmış bayat ekmek içi de olur.)
• Yarım su bardağı su
• 1 yemek kaşığı tuz
• 1 yemek kaşığı karbonat
• 1 yemek kaşığı limon suyu
• 2 adet orta boy soğan (rendelenmiş)
• Yarım su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri (kaşar peyniri eklemeden de yapabilirsiniz ama eklerseniz gayet memnun kalacağınızı söyleyeyim.)
Tarif:
1. Kıymaya galeta unu, su ve tuz ekleyin. Hepsini 10 dakika yoğurun. Kapaklı bir saklama kabı içinde 24 saat buzdolabında dinlendirin.
2. Ertesi gün sabahtan karbonatı ve limonu bir bardağın içinde karıştırın. Köpüren karışımı kıymanın üzerine dökün.
3. Soğanları rendeleyin ve köftelere katın. Bu aşamada isterseniz kaşar peynirini de ekleyin ve hepsini iyice yoğurun.
4. Kıymalardan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Şekil verin. Saklama kabına dizip akşama kadar tekrar buzdolabında dinlendirin. Eğer köftelerin hepsini pişirmeyecekseniz, ayırdıklarınızı dinlendirmeden buzluğa kaldırabilirsiniz.
5. Akşama kadar dinlenen köfteleri pişirmeden 10 dakika önce buzdolabından çıkartın. Biraz oda sıcaklığında bekleyen köfteler kendilerini bırakıp daha iyi pişermiş. Bir fırın tepsisine dizdiğiniz köfteleri önceden 200 derece ısıtılmış fırında 15-20 dakika kızartın ve sıcak sıcak servis yapın.
6. Köfteleri mangalda, elektrikli ızgarada ya da ızgara tavasında pişirebilirsiniz.
7. Yanına kimyon, kırmızı tozbiber, sumak, kekik gibi baharatlar ve biber turşusu, domates, piyaz ya da patates kızartması gibi güzellikleri eklemeyi unutmuyoruz tabii.
• Buzluktan çıkardığınız köfteleri çözdürmeden, hemen pişirin.



Uykuluk: Malzemeler
1/2 kg Uykuluk (3 saat soğuk suda bekletilmiş)
2 Çorba Kaşığı Sirke
1 Küçük Soğan (ince doğranmış)
1 Havuç (kazınıp, doğranmış)
6 Tane Karabiber
1 Tatlı Kaşığı Tuz
60 gr (1/2 su bardağı) Un (1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı karabiberle karıştırılmış)
30 gr (2 çorba kaşığı) Tereyağı
2 Çorba Kaşığı Sıcak Siyah Tereyağı
Baharat torbası:
4 Sap Maydanoz
1 Fiske Kekik
1 Defne Yaprağı


Yemeğin Tarifi
Klasik Fransız mutfağından alınma bir yemek olan tereyağlı uykuluk, yanında tereyağlı lahana ve sote edilmiş patatesle servis edilebilir.

Uykulukları büyük bir tencereye koyup, üstünü örtecek kadar su ekleyiniz. Sirke, soğan, havuç, tane-biber, baharat torbası ve tuzu ekleyiniz. Tencereyi orta ateşe oturtup, suyu kaynatınız. Kaynayınca tencereyi ateşten alıp, 10 dakika bir kenarda bekletiniz.

****kli kepçeyle uykulukları kağıt peçete üstüne çıkarıp, süzdürünüz. (Pişme suyunu ve tadlandırıcı malzemeyi atınız.) Uykulukları tezgaha koyup, 1,5 cm büyüklüğünde parçalara kesiniz. Baharatlı unu bir tabağa koyunuz. Uykulukları iyice una bulayıp, fazla unlarını silkeleyerek bir kenara bırakınız.

Büyük bir tavada tereyağı orta ateşte eritiniz. Yağ kızınca uykuluk dilimlerini ekleyip, arasıra çevirerek 10-15 dakika pişiriniz.

Tavayı ateşten alınız. ****kli kepçeyle uykuluk dilimlerini ısıtılmış bir servis tabağına çıkarıp, üstüne sıcak siyah tereyağı dökerek, servis ediniz.




Badem Ezmesi:1 Su bardağı iç badem
1,5 Su bardağı toz şeker
1 Su bardağı su
Yarım çay kaşığı limon suyu

# Bademler kaynar suda 5 - 10 dakika kaynatılır, bu şekilde iç kabukları yumuşar ve çabuk soyulması sağlanır.
# Soyulan bademler dövülerek ya da robottan geçirilerek un haline getirilir.
# Diğer taraftan emaye ya da çelik bir tencereye toz şeker ve su konur, orta ateşli ocağa yerleştirilir, şeker eriyene kadar karıştırılır, kaynayınca ocak kısılır, katılaşana kadar ara sıra karıştırılır.
# Koyulaşmaya başlayınca limon suyu eklenir.
# Kıvama geldiğini anlamak için, su dolu bardağa 1 - 2 damla damlatılır, suyun içerisinde dağılmıyorsa olmuş demektir.
# Ocaktan alınır, üzerine bir kaç damla soğuk su serpilir biraz ılıyınca, tahta kaşıkla çarparak beyazlatılır.
# Beyazlatılmış şerbetin üzerine un haline getirilmiş iç badem eklenir, yoğurulur, cevizden küçük parçalar alınır, yuvarlanarak şekil verilir.
# Düz bir şekerliğe dizilerek ikram edilir.

Not: Bu metotla antep fıstığı, ceviz, fındık ezmeleri de hazırlanabilir.




Beyinli Beykoz Kebabı:1 Fincan un
6 Çorba kaşığı çiçek yağı
750 Gram koyun eti
4 Patlıcan
2 Orta boy soğan
2 Buçuk bardak su
1 Çorba kaşığı sade yağ
1 Koyun beyni
2 Orta boy domates
1 Kaşık Tuz

Patlıcanları uzunlamasına dörder halinde doğradıktan sonra bunların üzerine tuz serperek yarım saat dinlendirin ve bu süre sonunda sıkıp yağda yalnız bir tarafları pembeleşinceye kadar kızartın. Sonra da bir kepçeyle patlıcanları tavadan süzdürerek çıkartıp bir tarafa bırakın.
Öte yandan etin kemiğini çıkararak altı parçaya bölün ve bunu da da kızgın yağda karartmadan kızartın: Sonra tavaya iki baş centilmiş soğanla birlikte, kabukları soyulmuş ve çekirdekleri çıkartılarak ufak ufak doğranmış domatesleri koyup bunları tavayı sallayarak üç dakika kadar pişirin. Sonra da içinde kebapları pişireceğiniz tencereye aktarma edin.
Tenceredeki domatesli etlere sadeyağ, tuz ve ılık su koyarak iki saat kadar pişirin. Etler yumuşayınca tencereyi ateşten alın ve iyice süzerek etleri bir başka kaba koyun bir tarafa bırakın. Etler ılınınca bunları teker teker teker alın ve üzerlerine kızarttığınız patlıcan dilimlerini serin. Diğer bir dilimi de aksi yönden ete sarın. İkişer patlıcan dilimine sarılmış bu etleri daha sonra ufak bir tepsiye düzgün olarak yerleştirin.
öte yanda zarı soyulmuş ve haşlanmış beyni altı eşit parçaya bölerek patlıcan sarılı etlerin üzerine koyun, bunların da üzerine domates dilimleri oturtun ve tepsiye etlerin pişirildiği salçayı dökerek, kapağını kapatıp yarım saat hafif ateşte pişirin.


İstanbul mutfağı, Dünyanın önde gelen mutfaklarındandır. İmparatorluk başkenti olan kente ülkenin her yanından gelen malzemeler, ustalar, tarzlar, ve lezzetler Osmanlı Türk mutfağının ortaya çıkmasına neden olmuştur. İmparatorluk mutfağının devamı olan ve yeni tatlara açık olan Osmanlı mutfağı her gün zenginleşmektedir.

İstanbul mutfağında, kuzu, koyun veya dana etine ilave edilen çeşitli sebzeler esas yemeklerdir. Pilav, börek çeşitleri, bulgur, kuru fasulye, zengin zeytinyağlı sebzeler yan öğünler olarak servis yapılır. Köfte ve şiş kebabı, döner kebap veya acılı, yoğurtlu, patlıcanlı diğer kebap çeşitlerinin makbulleri özel kebapçılarda bulunur. Hamur tartları, baklava, kadayıf ve benzerlerinin hakiki lezzetlisi, bu işi bazen birkaç nesildir devam ettiren küçük dükkanlardan temin edilir.

İstanbul'da da çeşitli milletlerin lokantaları mevcuttur. Fast-food, hızlı atıştırma servisi veren çok sayıda mekan mevcuttur. Ancak lezzetli yöresel yemekler tipik lokantalarda tadılır. Her ikisi de süt rengindedir:

Meşhur Türk Kahvesi, küçük fincanlarda sade veya şekerli misafirlere her firsatta ikram edilir. "Bir fincan kahvenin 40 yil hatırı vardır" sözü kahvenin Türkler tarafından bilinen kıvamı ile kullanılmaya başlandığı 16. yüzyıldan beri söylenmektedir.

Yorum Yaz